İçe dönen ayak bileği burkulmalarından korunma
|
İçe dönen ayak bileği burkulmalarından korunma
Sporcularda en sık yaralanan bölge olan ayak bileği, genellikle yere düşme sırasında hareketin
eklemin normal sınırlarını aşmasına bağlı ayak bileği bağlarının gerilmesi ve yırtılması ile oluşur.
Doğası gereği yere düşme sırasında ayağın dış kısmı daha önce, iç kısmı ise daha sonra yere
temas eder. Eğer bu hareketin kontrolünde sıkıntı olursa, ayağın içinin yere basışı sağlanamaz
ve ayak bileğinin içe doğru dönmesine ve dış tarafta hareketi kontrol eden bağların gerilmesine
neden olur ve bu durum sıkça tekrarlayabilir. Bu mekanizmadan yola çıkarak, ayağı dışarı ve
yukarı çeken kasların kuvvetlendirilmesi ve dengenin geliştirilmesi burkulmadan korumada ciddi yardımcı olacaktır.
Bilinen risk faktörleri;
- Önceden geçirilmiş ayak bileği burkulması
- Ligamantöz instabilite

- Yetersiz rehabilitasyon, özellikle dengenin yeterli olmaması
- Ayak bileğinin bükülmesinin yetersiz olması
 
- Ayağı dışa ve yukarı kaldıran kaslarda zayıflık
- Topuğun içe dönüklüğü
- Artmış vücut ağırlığı
Risk faktörleri açısından değerlendirme
- Sporcunun koşarken, yere düşerken ve yön değiştirme yaparken değerlendirilmesi
- Önceden geçirilmiş ayak bileği burkulma öyküsünün olması,
- Ayak bileği bağlarının değerlendirilmesi
- Topuk ve ayak sorunlarının değerlendirilmesi
 
- Ayak kas kuvvetleri ve esnekliğinin değerlendirilmesi
Yaralanmadan koruma yaklaşımları
- Konsantrik ve eksantrik kas kuvvetlendirme programları
 
- Ayak bileği bükülme sorunlarının düzeltilmesi
- Denge ve gövde kontrolünün geliştirilmesi
 
- Önceden geçirilen ayak bileği yaralanması olanlarda koruyucu taping ve brace kullanımı
- Rehabilitasyonu tam olarak sonlanmamış sporcuların sahaya dönmelerinin engellenmesi

- Kondisyon çalışmalarına mutlaka koşu, sıçrama, düşme ve yön değiştirme çalışmalarının
da eklenmesi
  
- Sporcuyu, aileleri ve takım çalıştıran bireyleri yaralanmanın oluşma ve önleme programlarına
alıp eğitmek
http://www.ftr-sporhekimligi.com/default.asp?Aktif=2&id=194 |
Bu makale 975 kez okunmuştur.